19 Mart 2017 Pazar

Post-op

günlerdir dizi izliyorum. ama önüme ne gelirse, istanbullu gelin'den -ki dünyanın en leş dizisi kusura bakmasın sevenler- prison break'e kadar. jane the virgin'in bir bölümünde, kadın aşk acısı çekiyor, sürekli aynı acıklı filmi izliyor ve "bruce'tan başka bir şeye ağlamak beni mutlu ediyor" diyor. aşırı mantıklı.

grey's anatomy'ye denk geldim bir kanalda. zaten çok severim, takıldım dünden beri üst üste 10 bölüm izledim. her bölümde ağlayacak yeni bir şey çıkıyor ne güzel. bu aralar iki gün üst üste aynı şeye ağlamadım diyordum, dünden beri 2 saat üst üste aynı şeye ağlamadım. kanserli çocuklar mı dersin, 85 yaşında bulduğu aşkını kaybedenler mi... acının her türlüsü yani.

neyse işte bugün yine izliyordum, bir bölümde kadın ameliyattan çıkmış, beyin ameliyatı olmuş. ameliyatın ertesi günü doktoru onu yürümeye zorluyor, stajyer doktorlar bunun çok erken olduğunu, hastaya işkence olduğunu söylüyorlar. doktor ne kadar erken yürürse o kadar çabuk iyileşeceğine dair çalışmaların olduğunu söylüyor ve kadına zorla 1-2 adım attırıyorlar, taa ki kusana kadar. o arada bağırışlar çağırışlar, hadi yaparsınlar, bu senin iyiliğin içinler falan havada uçuşuyor.

derken... beynimden vurulmuş gibi oldum. aklıma geldi kendi halim.

ilk ameliyattan sonra karnımda 25-30 cm kesiyle yoğun bakımda yatarken, daha ameliyattan çıktığım 5-6 saat olmuşken yürütmeye çalıştılar beni. hem de -ertesi gün doktorun söylemesiyle- orderımda ağrı kesici yazılmadığı için ameliyat sonrasında ağrı kesici verilmediği halde. hem de her mide bulantısının karnımdaki her bir zerreyi sızlatarak geçtiği bir halde. ve hatta bırakın mide bulantısını, nefes almanın bile en kötü diş ağrısından, migren atağından daha büyük bir acı verdiği bir halde. yanımda sabahı çıkarıp çıkaramayacağı belirsiz yaşlı bir hastanın, odanın içinde acı içinde insanlar yokmuşçasına konuşan yoğun bakım hemşirelerinin yanında.

bir kolumda hasta bakıcı, diğer kolumda yoğun bakım hemşiresi. önlüğüm açık nolur kapatın diye yalvarmalarım arasında... yürüyemiyorum itirazlarıma rağmen, sen bu gidişle iyileşemezsin, bak bilmem kim de ameliyat oldu o yürüyor azarlarının arasında.

3 adım atabildim, o kadar.

hala hayatımın en kötü gecesi...

1 yorum: